Ünlü Av.Yusuf DERE ”Her Türlü Kötülük Zayıflıktan Gelir”

Ana Sayfa » Genel » Ünlü Av.Yusuf DERE ”Her Türlü Kötülük Zayıflıktan Gelir”
Tarih : 23 Haziran 2021 - 17:05

10 Fashion Magazin kadın dergisinde yazı yazmam teklif edildiğinde  yıllarını Ceza Hukuku ve suç bilimine adamış bir avukat olarak elbette kadına şiddet ve kadın cinayetleri konusunda yazı hazırlamaya karar verdim. Böylesine hassas bir konusunda belki de birilerini aydınlatacak olmanın bana tarifsiz bir mutluluk verdiğini de itiraf etmeliyim. Ataerkil olduğu düşünülen ancak fikrimce bütünüyle anaerkil bir toplumda yaşadığımızı belirtmek isterim. Eski tarihlerin
geniş aile yapısına bakıldığında büyük yaştaki bir kadının bütün aileyi çekip çevirdiği herkesçe malumdur. Günümüzde bireyselleşmenin geniş aile yapılarının önüne geçtiği budönemde kadın halen daha toplumun yöneticisi ve yaratıcısıdır. Kendinde var olan güçle bir toplumu şekillendirmeye muktedirdir. Bu gücü devlet vermez aksine doğa verir. Jean-Jacques Rousseau’nun Emilie’sinde anlatıldığı gibi “her türlü kötülük zayıflıktan gelir. Çocuk da zayıf olduğu için kötüdür. Onu güçlendirdiğimizde daha iyi olacaktır. Her şeye gücü yeten hiçbir zaman kötülük yapmaz.” Bu sebeple çocuğun yetiştirilmesi toplumun iyileştirilmesi açısından çok önemlidir.

Dünyanın içinde bulunduğu fiziksel izolasyon döneminde ise insanın içinde var olanzayıflıklar ve kötülükler daha kolay ortaya çıkmıştır. Kadına ve kız çocuğuna yönelik olarakaile içi şiddette var olan artış gözle görülür derecededir. Şiddete yönelik tutulan dünya raporlarında tüm ülkelerin bu durumdan muzdarip olduğunu ortaya koymuştur.Bununla bağlantılı olarak yakın zamanın gündemini çokça dolduran bir konu vardı. Bu“İstanbul Sözleşmesi” adlı ülkemizin öncülük ettiği girişimdir. Bu konu gündemden çıkmış görünse de Covid-19 sürecinde üzerine konuşmamız gerekli olduğunu bir kere daha anladık.İstanbul Sözleşmesi 2011 yılında ülkemizin öncülüğünde hazırlanan bir sözleşmedir. Busözleşme ile ülkemiz; vatandaşının sorunlarından haberdar olduğunu, devlet olarak üzerine almış olduğu sorumluluğun gereklerini yaptığını ve bu konuda dünya ülkelerinin çoğunun aynı sorunlarla boğuştuğunun da bilincinde olarak harekete geçti. Ek olarak ülkemiz yaptığı bu çalışmayla alanında ilki gerçekleştirmiştir. Daha önce ‘kadına şiddet ve buna yönelik çözüm uluslar arası sözleşme boyutunda ele alınmamıştır. Bu sebeple dünyada örnek ve lider konumuna geçmiştir. Ülkemizin bu sözleşmeden çıkışı ise büyük yankı uyandırmış olsa da şuan yapmamış gereken mevzuatımızda var olan korumalara bakmak.İstanbul Sözleşmesi yürürlükten kalkmış olsa bile bu sözleşmenin imzalandığı seneden bir sene sonra 2012 yılında, ülkemiz sözleşmenin yürürlüğe girdiği 2014 senesi dahi beklemeden, kanun boyutunda bir düzenleme yapmıştır. Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun şiddeti her türlü fiziksel, ekonomik ve cinsel açıdan zarargörmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri ve buna yönelik tehtid ve baskıyı ya da buna yönelik her türlü baskıyı da içeren tutum ve davranış olarak tanımlamıştır.

Söz konusu kanun şiddet mağduruna geçici maddi yardım ve koruma sağlanmasını, mağdurun rehberlik ve danışmanlık hizmeti ile desteklenmesini ve korunan kişinin çocuğu varsa kreş imkanının sağlanmasını öngörmüştür. Bu tedbirlerine mağdurun bulunduğu yer mülki amir tarafından karar verilir. Gecikmesinde sakınca olan hallerin varlığında ise gerekli tedbirler kolluk amirince de alınabilir. Bunların dışında başkaca tedbirlere ise şiddet mağdurunun bulunduğu yer aile mahkemesince karar verilir. Bunlar; şiddet uygulayanın konuttan uzaklaştırılması, korunan kişilerin okuluna veya işyerine yaklaşmaması korunan kişiyi iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesi tedbir nafakası ödenmesine karar verilmesi gibi çok temel tedbirlerdir. Bu kararlara uyulmaması halinde aykırılığın ağırlığına göre 3 günden 10 güne kadar zorlama hapsine hatta aykırılığın tekrarı halinde ise zorlama hapsi 6 aya kadar
uzatılabilecektir. Bu tedbirlerin denetiminin ve gözetiminin yapılması raporlarının tutulması amacıyla Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri kurulmuştur. Bu kuruluş 9. senesini doldurmuş ve pilot illerde çalışmalarını halen daha sürdürmektedir. Buna ek olarak şiddet mağduruna geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmiş olması durumunda mağdura ve varsa çocuğuna aylık olarak asgari ücretin otuzda birinden bu tutarın bir buçuk katına kadarının ödenmesine kadar verilir. Şiddet ve şiddet uygulanması tehlikesinin varlığı halinde herkes bu durumu resmi makamlara ihbar edebilir.

Tüm bu anlatılanlardan özetle yeterli kanun çalışmasının yapıldığı açıktır. Bundan sonrasında iş uygulamacılara kalmaktadır. Bu durumda ‘İstanbul Sözleşmesi kaldırıldıkadınlar savunmasız mı kaldı’ şüphesinde olanlar için çözüm niteliğindedir. Ancak uygulamacıların da bu konunun hassasiyetinin bilincinde olması gerekmektedir. Bu da ancak
ailede ve okulda verilen bilinçli bir eğitimle mümkün olacaktır. Ancak yine de bu dönemin aile kurumuna olumsuz etkisi hukuki destekle bi nebze de olsa giderilebilecektir. Bu noktada bir avukat yardımı yararlı olacaktır. Maddi durumu yeterli olmayan vatandaşlarımız için ise Barolar ücretsiz avukat yardımı temin edebilmektedir. Şiddetin her türlüsünün ortadan kalktığı bir dünya dileği ile…

Av. Yusuf DERE

Etiketler : ,

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

E-TİS ÜYELERİ KAHVALTIDA BİR ARAYA GELDİ

Türkiye’nin ilk E-Ticaret İşveren Sendikası E-TİS genel kurul sonrası , üyeleri ile kahvaltı organizasyonunda bir araya geldi. Genel Başkan

Bahattin Demir’den Rektör Murat Ferman’a Ağır Tepki.

Samyeli Engelsiz Yaşam ve Eğitim Derneği Başkanı Bahattin Demir’den Sert açıklama Bahattin Demir; Ekotürk TV kanalında ekonomiyi değerlendirirken

Osman Şahin GÜVEN; PKK Terör Örgütü Diyemenlerde İçimizdeki Haindir.

Polis Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Osman ŞAHİN GÜVEN, terörle ilgili yaptığı açıklamalarla PKK’ ya sert tepki göstermeye devam ediyor. Osman

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz